İstanbul’un en eski semtlerinden biri olan Cankurtaran, tarihi bir saray bölgesi ve şehrin önemli arkeolojik alanlarından biri olarak bilinmektedir. Osmanlı Dönemi’nde Topkapı Sarayı’nın dış bahçeleri ve kasırları, Bizans Dönemi’nde ise Mangana Sarayı, Bukeleon Sarayı gibi yapılar bu çevrede yer almıştır. Proje alanı güneyde Cankurtaran Meydanı ile sınırlanmakta ve Marmara Denizi manzarasına açılmaktadır. Cankurtaran Tren İstasyonu ve Banliyö Tren Hattı tam önünde bulunmaktadır. Doğuda ise İshak Paşa Caddesi boyunca Topkapı Sarayı duvarları görülmektedir. Tarihi Yarımada’da meydana gelen büyük değişimlere karşın, mevcut Yapı Adası’nın dış sınırlarının ve içeri devam eden sokağın tarih boyunca fazla değişmediği eski harita ve uydu resimlerinden anlaşılmaktadır.
Proje alanını oluşturan Yapı Adası 49 parselden meydana gelmektedir. İstimlak edilmiş olan 3 parselden sonra geriye kalan 46 parsel arasında 13 tane eski eser olarak tescilli parsel bulunmaktadır. Bu çerçevede, mevcut 33 parsel ile hakkında yeterli bilgi ve belge bulunmayan 3 tescilli parsel çağdaş şehircilik ilkeleri ve kentsel yenileme kanunlarına uygun olarak yeniden projelendirilmiştir. Kalan 10 tescilli parsel ise tek tek butik otel olacak şekilde düzenlenmiştir. Tüm yapı adası bir bütün olarak ele alınmıştır. Mevcut İmar Planı şartlarının tanımladığı 3 kat hakkı ve taban alanı katsayısı aynen korunmuştur. Proje alanının tarih boyu devam etmiş olan dış imar istikametinde ve ada içerisinde yer alan sokağın yol istikametinde değişiklik yapılmamış, sadece arka istikamet sınırında az miktarda düzenleme gerekli görülmüştür.
Restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanan tescilli parseller, diğer 36 parsel ile birlikte 3 yapı grubu halinde düzenlenmiş ve 3 ayrı kategoride oteller meydana getirilmiştir. Yapı Adası’nın arka tarafında restoran, kafe, çay bahçesi gibi fonksiyonların bulunduğu, çeşitli sosyal aktivitelere olanak sağlayan, kamuya açık bir iç avlu oluşturulmuştur. Dış tarafta ise zemin kat ağırlıklı olarak ticaret fonksiyonu için kullanılmıştır.
Küçük çaplı bir kentsel tasarım projesi olarak ele alınan planlamada, tarihi mahalle dokusuyla bütünleşen ve Tarihi Yarımada silüetini etkilemeyen bir mimari anlayış esas alınmıştır. Projenin bölgenin tarihi, sosyal ve kültürel değerlerini koruyarak turistik ve ekonomik kalkınmasını sağlayacak bir örnek teşkil etmesi amaçlanmıştır.