Yerebatan Sarnıcı eski bir Bizans su haznesi olup, 6. yüzyılda imparator I.Justinianos tarafından yaptırılmış, bugün ise yılda 2,5 milyon ziyaretçiye açık bir müze olmuştur. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde yoğun yerleşmeye sahne olan sarnıcın üstü özellikle 1940’lı yıllarda mevcut yapıların yıkılması sonucu parka dönüştürülmüştür. Projemiz için değerli referans noktaları teşkil eden Osmanlı Su Terazisi ve Beşir Ağa Çeşmesi ile Bizans Milion Taşı bu dönemde ön plana çıkmıştır. İçinde üç tane 1. derece tarihi eser barındıran Yerebatan Parkı, bünyesinde farklı duyarlılıkları bir araya getiren, zengin bir kamusal alandır.
Çevresi gerek Osmanlı gerek Bizans döneminden tarihi eserlerle çevrili olan parkın kaybolmuş olan bu özelliklerini daha algılanır hale getirmek projenin temel amaçlarından biridir. Manzara ve yönlenme olarak Ayasofya Müzesi ve Sultanahmet Camii parkın dışında kalmakla beraber, parkın kimliklendirmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır.
Projede, Yerebatan sarnıcının mevcut giriş binasında bulunan muhdeslerin temizlenmesi ve 1930’larda yapılan orijinal giriş binasının ortaya çıkarılması, gişe fonksiyonlarının ise binanın hemen dışında önerilen bir saçak yapısının altına alınması önerilmiştir.